20 Haziran 2012 Çarşamba

Aşk makamı-yunus emre

 Aşk makamı alidir aşk kadim ezelidir
Aşk sözünü söyleyen cümle kudret dilidir

Diyen ol işiten ol gören ol gösteren ol
Her sözü söyleyen ol suret can menzilidir

Suret söz kanda buldu kanda söz işit oldu
Suret kendi geldi dil dil hikmetin yoludur

Suretler ün diyemez söz kendisi söylemez
İşler hicapsız olmaz risalet hasılıdır 


Affet ya Rab!

Allah yanlız bırakmaz kullarını. Her an her daim en yakınındadır. Ey insanlar uyanalım gaflet uykusundan gittiğimiz ebedi karanlıktır. Allah korusun. Ruhlarımıza bulaştı hastalıklar. kalplerimizi kararttı biz ki görmeyenler Allah ın telk yaratıcı ve Merhamet sahibinin bize en yakın olduğundan haberdar bile. Biz ki günde doğru olandan, yapılması gerekenden hariç herşeyi yapanlar bizler. doğru yol için ne yapıyorum. cennete giden Allah ın yoluna giden su yolunu açmak için hangimiz gerçek bir kazma vurduk toprağa. Allah derki "Namazı dosdoğru kılın" hangi işimizi yaptık dosdoğru? Hakikat olarak sevdik mi Hakikat olanı.? Ben yapmadım. Ruhumun bu dünyavi hastalığından kurtarmam lazım. Affet Ya Rab!

5 Haziran 2012 Salı

Bakma Sevgili


bakma benim bu hallerime sevgili,
yüreğim, ayaklarının önünde bi figan olmuş uğrunda canlarını vermiş.
bakma sevgili, bu halim önünde bir hayal, aşkın bir yansıması olmuş.
bakma benim bu halime ey sevgili,senin uğruna yaşamış,senin uğruna ölürmüş,
nasibim,sevgilim,herşeyim.
bırakma ellerimi,pervaz eden bir kuş gibi ölür, fazla yaşamam. Yaşat beni.
bu sevgilinin kalbi ancak sevgiliyle hayat bulur, onun gözlerine baktığında yaşadığını anlar.
ellerini tuttuğunda canlı olduğunu hisseder.
sevgili, mağrur bırakma sakın bu yâri, sensiz yapamaz,yaşayamaz.
Mağrur bırakma.
yüreğini vermiş ellerine, öldürmekte senden, yaşatmakta.
tebessüm eyle gül yüzüne.
Gül yüzün güldü mü,
Güller açar sevgilinin gönlünde...


4 Haziran 2012 Pazartesi

Mimar Sinan Ve Çizimi






yıllar öncesinden bir çizim kim dersiniz?? Tabi ki mimar Sinan! Yıllar öncesinden mühendisleri imrendirecek çizimler ve çizimlerle karşınızda. Bu çizimler sayesinde Mimar Sinan oldu. Ve bu sayede hesaplarla dolu camiler ve yapılar ortaya çıktı.

Şimdi 1500'lü yıllara gidin. O yıllarda yaşadığınızı düşünün. "Birşeyler yazayım ama bu yazı 400 sene sonra okunsun" diyorsunuz. Ne yapacaksınız? Sizin bir mesajınız var ve bu mesajı 400 yıl sonra ilgili kişinin bulmasını istiyorsunuz.

İşte Mimar Sinan'ın da böyle bir derdi var. Bir mesaj bırakmak ve bu mesajı ilgili bir kimsenin bulmasını istiyor. Ve Mimar Sinan bunu başarıyor. Nasıl mı? Okumaya devam edin bu yazıyı...

Mimar Sinan'ın (1490-1588) şaheserlerinden biri olan Şehzadebaşı Câmii'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, câminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV'de şöyle anlatmıştı:

"Câmi bahçesini çevreleyen duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler görüldü. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer aldı.

Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık.

Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."


Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu'nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insan üstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarın erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur."





Mimar Sinan'a Mektup

Devlet-i âliyyenin büyük mimârı Sinan
Senden başka gelmedi dünyaya buna inan

Coşkun bir imân ile yükseldi minâreler
Rûhunu üfledin de şekil aldı hâreler

Mütevâzi kalfa''nın şâheseriyim diye
Mağrur duruşuyla muhteşem Süleymâniye

Edirne''de usta''nın elinden aldı şekil
Selîmiye kubbesi evreni eder temsil

Nice Allah dostunun hürmetiyle hep tevbe
Sultânın şehzâdenin busegâhıdır türbe

Kaç medresede senin emeğin gözyaşın var
Dârüşşifâda hasta başından belâ savar

Yolcular konar içer çeşmelerden akar su
Misafirhânelerde sürer derin uykusu

Bir ömüre sığdırdın yüzlerce eserini
İstanbul sokakları rahmetle anar seni

Gel yetiş koca Sinan bir de gör hâlimizi
Bulamazsın yapıda mimârî kültür izi

Çok katlı binaların her gözünde bir insan
Toprağın kokusu yok bilemez kimse nisan

Tabiati ağacı biz belgeselde gördük
Diktiğin eserleri anlayamadık kördük

Ruhumuzu bıraktık beton yığınlarında
Ahde vefâ kalmadı şimdi torunlarında

Ya kalk yatağından da uyan uyandır bizi
Ya Mevlâ''ya dua et bize de versin giz''i

3 Haziran 2012 Pazar

Umut Daima Vardır



Umudumu yitirdiğimde, doğruluk ve sevgi yolunun tarih boyunca daima kazandığını hatırlarım. Zorbalar ve katiller hep vardır ve bir süre için yenilmez görünebilirler. Ama sonunda daima yenilirler. Daima.
Gandhi

Hiç kimseye Yetmez




”Azıcık mutluluk herkes için iyi olur. Ama hiç kimse azıcık mutluluk istemez. Ve mutluluk ne kadar fazla büyük oldu mu, değeri de o kadar azalır.”

Gorki